Kalbim Ege’de kaldı: Kos Seyahati

Yunanistan Kos İstanköy

Yunanistan’a olan aşkım geçen yaz gerçekleştirdiğim 3 günlük Mykonos tatili ile başladı. Ardından Rodos ve Atina geldi. Bu yaz Yunan adaları turuna çıkmanın hayalini kurarken ancak Bodrum’a gidebildim. Bodrum’a kadar gitmişken günübirlik de olsa Kos’a giderek Yunanistan hasretimi bir nebze bastırmış oldum.

Yunanistan Kos İstanköy

Çoğunuzun bildiği gibi Yunan adalarından bazılarına kapı vizesi uygulaması ile girilebiliyor. Kos da bu adalardan biri. Schengen vizem olduğu için ben başvurmadım ancak Kos’a kapı vizesi alarak gitmeyi düşünüyorsanız hazırlamanız gereken evrakları ve prosedürü buradan inceleyebilirsiniz.

Kos’a neredeyse her gün Bodrum’dan ( İçmeler liman ) ve Turgutreis’ten tekneler kalkıyor. İki tip tekne var. Biri Üsküdar – Beşiktaş motorları gibi bir tekne, 45 dakika sürüyor. Diğeri ise İDO feribotları gibi hızlı feribotlar. 25 dakikada orada oluyorsunuz. 30 euro gibi bir bedeli var hızlı feribotun, gidiş-dönüş. Diğer tekneler ise biraz daha ucuz. Biz hızlı feribot  ile geçtik. Bayram tatilinde gittiğimiz için çok fazla sıra vardı. Sıralar tamamlanmadan tekneler kalkmıyor o konuda endişeniz olmasın, bilet satın alan, yani yolcu listesinde ismi olan herkes bekleniyor, dolayısıyla kalkış saatleri de biraz sarkıyor.

25 dakikalık seyahat ve uzun pasaport sırası sonrasında nihayet Kos’a varıyoruz.

Liman zaten hemen eski şehrin – Old Town – merkezinde. Her ne kadar alt tarafı karşı kıyımız olsa da gider gitmez Avrupa’da olduğunuzu hissettiriyor size Kos.

Gittiğim yerleri öncelikle hiç bilgi almadan yürüyerek şöyle bir gezmeyi severim. Ayaklarım beni nereye götürürse oralara bakınır, ara sokaklara girerim. Kos’ta da aynı şeyi yaptım. İlk başta biraz etrafta dolanıp Hipokratın gölgesinde öğrencilerine ders verdiğine inanılan Hipokrat Ağacı’na, Şövalyeler Kalesi’ne ve Agora’ya şöyle bir uğrayıp sonrasında rıhtımdan 5 euro ücretli turistik trene binerek ada merkezini hızlıca gezdik.

*Önemli bilgi: Adada bazı yerlerde Türk Lirası kabul ediyorlar ancak çoğu yerde Euro dışında bir şeyle alışveriş yapmanız mümkün değil. Kredi kartı pek yoğun olarak kullanılmıyor o nedenle üzerinizde nakit  Euro olmasına özen gösterin.

Hızlı turumuz sonrasında Ekşi Sözlük’ten derlediğim bilgiler ışığında Caravelle ya da Nick the Fisherman’da yemek yemeğe karar verdik.  Nick the Fisherman henüz servis hazırlıkları yaptığından Caravelle’de karar kıldık öğle yemeği için.  Deniz mahsülleri ve zeytinyağlılardan oluşan güzel bir meze seçkisiyle yemeğimizi yedik. Yaprak sarması harikaydı bu arada kesinlikle tavsiye ederim. Caravelle’de Türkçe menü mevcut ve personel de Türkçe konuşuyor o nedenle yabancı dil bilmeyenlerin de rahatça iletişim kurabileceklerini belirtmekte fayda var.

Yemek sonrasında B tipi ehliyetimizle sadece buggy kiralayabildiğimiz için bir buggy kiralayarak diğer köyleri ziyaret  etmek üzere yola koyulduk. Harita üzerinde ilk durak olan  Tigaki’de açıkçası bir şey yok. Gitmeyin boşuna. Plaj ve restoranlardan oluşan bir yerleşim birimi sadece.

Tigaki’den sonra ise Marmari geliyor sahil şeridinde. Marmari’de deniz bulanık zira çok rüzgar var, akıntı da güçlü. Windsurf  yapılan yerler mevcut. Bu tip sporlara özel bir ilginiz yoksa orayı da tavsiye etmem.

Sahil şeridinde umduğumuzu bulamayınca biraz dağ köylerini ziyaret etmeye karar verdik ve Zia’ya doğru yola çıktık.  Adeta keçi peyniri ve taze kekik kokan sokaklardan geçerek yol üstündeki bu küçük kiliseye vardık. Kilisenin hemen yamacındaki küçük kafede birer yunan kahvesi içip sahibiyle sohbete koyulduk.

Yunanistan Kos İstanköy

Zia küçük bir dağ köyü. Yine minik bir kilisesi olan, küçük taş evlerden ve taş yollardan oluşan şirin bir yerleşim birimi.

Yunanistan Kos İstanköy

Zia’dan Pyli’ye geçmeyi planlarken adadan ayrılma saatimizin geldiğini fark edip tıpış tıpış geri dönmek zorunda kaldık. Adanın en ucunda yer alan Kefalos’a da gidemedik.  Feribot saatini beklerken yine biraz etrafta gezinip Osmanlı’dan kalan Defterdar Camii’ne selam çakıp adaya veda ettik.

Yunanistan Kos İstanköy

Kos’a dair hap bilgiler vermek gerekirse;

*Bodrum’dan neredeyse her gün feribotla geçebilirsiniz.

*Kapıda vize almak mümkün ancak evraklarınızı 4 gün önceden teslim etmeniz gerekiyor acentalara.

*Bayram gibi dönemlerde çok sıra oluyor bu nedenle feribottan inerken fazla oyalanmadan inip sırada daha az vakit kaybetmeye çalışabilirsiniz.

*Adada neredeyse herkes Türkçe konuşuyor. Yabancı dil bilmeseniz de iletişim kurmakta sorun yaşamazsınız.

*Günübirlik turlarla gidildiğinde rahat rahat gezinme şansınız olmuyor, hep bir telaş oluyor insanda o nedenle rahat bir insansanız bir gün konaklamanızı tavsiye ederim.

*Üzerinizde nakit Euro mutlaka olsun. ( Rıhtımdaki banka atmlerinden Euro olarak para çekebilirsiniz.)

*Mutlaka bir araç kiralayarak diğer köyleri ziyaret edin. Özellikle dağ köylerine uğrayın.

*Telefonunuz Turkcell ya da Vodafone ise rıhtımda roaminge gerek olmadan telefonunuzu kullanabiliyorsunuz, yani çekiyor. Ancak adanın iç alanlarında bağlantı kayboluyor.

*Kos seyahatim öncesinde Yunan bir arkadaşımdan adayla ilgili öneriler istemiştim. Hiçbirine gitme fırsatım olmadı ama zevkine güvendiğim bir arkadaşım olduğu için sizlerle de paylaşmak isterim o önerileri. Lambi Beach’deki Mylo’yu plaj ve beach bar olarak önerdi. Eğer güzel kokteyller içmek isterseniz Aqua Blu butik otelinin barmeninin harika karışımlar yapan bir mixologist olduğunu da belirtti. Elçiye zeval olmaz 🙂

Şimdiye kadar gördüğüm Yunan şehirleri / adaları arasında en gösterişsiz olanı Kos idi. Eğer ilk defa bir Yunan adasına geçecekseniz bu tecrübeyi Kos ile edinmenizi tavsiye etmem. Rodos tecrübemi de yakın zamanda paylaşacağım. Takipte kalın 😉

Konuk Yazar: Ezgi Ceren IŞIK